3 Aralık 2009 Perşembe

Mitsubishi Colt Auto

Öncelikle "Bu köpek balığı da nereden çıktı?", ya da "Büyüğü kim ki?" diye soran olursa, hatırlatma yapmakta fayda var. Mitsubishi'nin tamamen yenilenen Lancer modeli, Türkiye'deki reklam kampanyalarında ön tasarımından dolayı "Köpek balığı" olarak adlandırılmıştı. Mitsubishi, Colt'u yenilerken benzer bir tasarım anlayışını kullanınca, ortaya küçük bir köpek balığı çıkıvermiş açıkçası...
Eh biz de, küçük köpek balığını "karaya çıkartıp", yollara düşüverdik. Her ne kadar rengi pek öyle çekici olmasa da, baktıran tasarımı ve motor performansı, yenilenen Colt'un bizden hakkıyla olumlu puanlar almasına yetti, arttı bile.
Aslında aracın ilk elimize ulaşan basın bülteninde tasarımından hiç de "balıksal" bir dille söz edilmiyordu. Colt için “jet uçağı” ön ızgarasına sahip olduğu söyleniyordu. Ama Lancer'la arasındaki benzerlik nedeniyle, şimdi ona da köpek balığı sıfatı eklemezsek bozulur herhalde.

Dış tasarımı yenilenirken eskisinin aksine daha sert hatlarla şekillendirilen Colt, bunun ilk sinyalini yazının başlığından beri söyleyip durduğumuz hayvancağıza benzeyen saldırgan ön bölümüyle veriyor. Radyatör ızgarası ve tampon havalandırmasını kapsayan bu siyah bölüm, az sonra "ham yapacak" bir ağız gibi dururken, yeni farları hayli çatık kaşlı bir hava veriyor. Önden gerçekten de sportif görünen Colt'ta, arka bölüm de yeni elbette. Bagaj kapağı daha iri gibi görünürken, stop lambaları tamamen farklı tasarlanmış. Elbette arka tampon da hafif elden geçirilmiş.
Minivan kıvamında iç mekan
Aracın iç mekanıysa, bir önceki modeli bilenler için çok büyük bir değişim anlamı taşımıyor. Evet, göstergeleri yeni ve iç renkleri farklı elbette.
Koyu renkler seçilerek, sportif etkisi artırılmış. Hız göstergesi ve devir saatinin ortasındaki ekran, dijital benzin göstergesi ve yol bilgisayarına ev sahipliği yapıyor. Direksiyon ise yeni Lancer'dan tanıdık ve Müzik sistemiyle hız sabitleyicinin kumanda düğmelerini barındırıyor. Biraz kalın, ama olsun.

Bununla birlikte Mitsubishi, doğru bir karar vererek kokpitin ve orta konsolun formunda fazladan değişime gitmemiş. Bunun olumlu yanıysa, bir önceki modelde bulunan pratik eşya koyma bölmelerinin aynen korunması. Böylece gerçekten de, özellikle orta konsolda pek çok küçük eşyaya kolay yer bulunuyor. Bununla birlikte aracın torpido gözü de hayli geniş sayılır.
Aracın yüksek tavanı sayesinde, küçük sınıf bu aracın iç mekanında ferah bir alan elde edilmiş. Daha doğrusu, bu da önceki versiyondan geliyor. Ferahlık, arka koltuklarda sağlanmış hatırı sayılır diz mesafesini de beraberinde getiriyor tabii.
Geliştirilen süspansiyon sistemi, yumuşak karakterini korumasına karşın yoldaki bozuk zeminden biraz etkileniyor. Motor gürültüsü ise öncekine göre bir miktar daha azalmış. Yol tutuştaysa önemli bir problem göze çarpmıyor.
Otomatik vitesine bayıldım
Colt'un bana göre en olumlu özelliği, kuşkusuz 1.3 lt hacimli ve Canlı benzinli motoru. 85 HP'lik bu motor, hem gaz pedalı komutlarına iyi tepki veriyor, hem de yapılan iyileştirmeler sonucu yakıt tüketiminde tutumlu davranıyor. Karışık kullanımla ortalamada 6.5 lt civarında tükettik zira...

Otomatikleştirilmiş manuel şanzımanla kullandığımız raçtaki vites kutusunun 6 ileri olması öncelikle beni şaşırttı. Nitekim bu sınıfta pek rastlanmıyor. Buna bağlı olarak gösterge panelindeki ok, vites değişiminin gerektiği devirleri hatırlatıyor. Manuel olarak da kullanılabilen bu Şanzıman, bence yakışmış.
Bununla birlikte aracın standart donanımı da hayli zengin tutulmuş. Tek tek saymayacağım ama "yok"lar listesi o kadar da uzun değil.

SÜRÜŞ İZLENİMİ : Mitsubishi Colt Auto.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.